Bu çalışma, sürdürülebilir turizm anlayışı çerçevesinde bir niş turizm türü olan yayla turizmini, Artvin ili özelinde ele almaktadır. Küresel ısınma, kitle turizminin çevre üzerindeki olumsuz etkileri, pandemi sonrası değişen turist profilleri ve yerel kalkınma arayışları, alternatif turizm türlerinin önemini artırmıştır. Bu bağlamda, ekolojik dengeye zarar vermeyen, yerel halkın ekonomik katılımını sağlayan ve kültürel değerleri yaşatan yayla turizmi, sürdürülebilir kalkınmanın bir aracı olarak değerlendirilmektedir. Araştırmada alan çalışması yöntemi benimsenmiş, Artvin’in farklı ilçelerinde yer alan yaylalar (Bilbilan, Arsiyan, Cancir, Duganala, Klaskur, Heba, Salikvan, Demirkapı vb.) yerinde gözlemlenmiş ve turizm potansiyelleri analiz edilmiştir. Bulgular, Artvin yaylalarının doğal güzellikleri, özgün mimarileri, geleneksel şenlikleri ve boğa güreşleri gibi kültürel unsurlarıyla sürdürülebilir turizm açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Makale kapsamında yapılan GZFT analizi, Artvin yaylalarının zengin doğal ve kültürel yapısına rağmen ulaşım, altyapı, tanıtım ve mevsimsellik gibi zayıf yönlere dikkat çekmektedir. Buna karşın, doğa turizmine yönelik artan küresel ilgi, devlet teşvikleri ve “Yeşil Yol Projesi” gibi bölgesel kalkınma girişimleri önemli fırsatlar olarak öne çıkmaktadır. Plansız yapılaşma, ekolojik tahribat ve aşırı turizm ise potansiyel tehditler arasında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, Artvin’in yayla turizmi potansiyelinin sürdürülebilir bir çerçevede değerlendirilmesi; yerel halkın sürece aktif katılımı, çevre dostu altyapı yatırımları ve uzun vadeli planlamalarla mümkün olacaktır. Bu tür uygulamalar, bölgenin hem ekonomik kalkınmasına hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağlayarak Artvin’i Türkiye’nin sürdürülebilir turizm vizyonunda önemli bir konuma taşıyabilir.
This study examines highland tourism as a niche form of sustainable tourism, focusing on the highlands of Artvin Province, Türkiye. Global warming, the negative environmental impacts of mass tourism, changing tourist profiles after the pandemic, and the increasing importance of local development have all heightened interest in alternative forms of tourism. In this context, highland tourism—an ecologically sensitive form of tourism that supports local participation and preserves cultural values— is considered a key driver of sustainable development. Using a field research approach, the study observed and evaluated various highlands across Artvin, including Bilbilan, Arsiyan, Cancir, Duganala, Klaskur, Heba, Salikvan, and Demirkapı. Findings reveal that these highlands, with their unique natural landscapes, traditional architecture, local festivals, and cultural practices such as bullfighting, possess strong potential for sustainable tourism development. The SWOT analysis conducted within the study highlights Artvin’s rich natural and cultural assets as strengths, while limited accessibility, insufficient infrastructure, and seasonality are identified as weaknesses. Opportunities include the global rise in interest toward nature-based tourism, government incentives, and regional initiatives such as the “Green Road Project.” However, unplanned construction, environmental degradation, and overtourism are potential threats to sustainability. In conclusion, realizing the sustainable tourism potential of Artvin’s highlands requires holistic planning, active community involvement, eco-friendly infrastructure investments, and long-term strategies. Implemented properly, such practices can foster economic development while preserving the region’s cultural and environmental heritage, positioning Artvin as a key example of sustainable niche tourism in Türkiye.